MACERA (Erotik-Karate-Do)
Araba sahil yolundan, Kuruçeşme'de eskiden benzinci, şimdi Halk Su bayii olan köşeden geçerken yanındaki koltuktaki ölü kıza bir daha baktı. İnsanların birbirlerini birkaç saat içinde tanıdıkları ve daha fazla tanıdıkça çirkinleşiyor bunlar diyen ve daha tanımak istemeyen insanların arasında, bu az tanıdık olalım, az mutlu, az neşeli, az hüzünlü olalım, pilav üzeri az kuru yenen şehirde, yeni tanışmışlardı. Ölü kıza baktı, "Hiç konuşmuyorsun, birşeyin mi var?", deyip kahkaha attı. Kötü yürekli karakterler filmlerde gülerler iyi kalpliler son güler ama az gülerler bazen kötüler hiç gülmezler bazen sinsi sinsi gülerler ama onlar zaten kötü değil sinsidirler. Ortaköy'den polislerin yanından geçerken…
Taksim ona her zaman korku ve sıkıntı verirdi. Arabayı park etti. Otoparkçı koştu, geldi, incik boncuk getirdi. "Teşekkürler Otoparkçı Bey, size bir sır vereyim."

Otoparçı ile vedalaştılar. Gemi yavaş yavaş rıhtımdan uzaklaşıken otoparkçı kalabalığın arasında ağlayarak el sallıyordu. "Otoparkçı Bey size hergün yazacağım, sizi göreceğim günü…". Gemi uzaklaşmıştı. Deniz dalgalı, hava rüzgarlıydı.

Maceralar onu bekliyordu, güvertede bir şezlonka veya şezlonga uzandı, başından geçenleri düşünmeye başlamıştı ki zaten fazla uzun sürmeyecekti ama o kadar bile zaman geçmemişti ki düşünün artık ne kadar kısa bir zaman geçmişti ki o anda bir kadın gördü. Kadın gitti. Gemi battı. Filika kelimesi pek komik olmamasına rağmen herhalde sinirleri bozulmuş bir gemi yetkilisi herkes filikalara diye bağırırken kahkahalarla gülüyordu. Kahramanımız ona yakışacak şekilde filikaya son bindi. Kaptanla aralarında önce sen yok hayır sen şeklinde bir tartışma oldu, sonra tatlıya bağlandı. Kadın başka bir filikada olduğundan aralarında birşey geçmedi. Gemi limanın hemen dışında batmış ne güzel dediler on dakika sonra karaya ayak bastılar. Büyük şoklardan sonra insanların canı bazen garip şeyler çekerdi. Kahramanımız bildiğimiz insanlardan değildi. Onun canı çok normal birşey olan Sultanahmet köftesi çekti. Şok sonrası olsun olmasın herkesin canı arada sırada Sultanahmet köftesi çekebilirdi, öyle değil miydi? Otobüse bindi. Sultanahmette onu ne gibi tehlikeler bekliyordu, bakacaktı.

Haftaya: Kahramanımızı Sultanahmet'te bekleyen ne gibi tehlikeler…
 

[ anasayfa | linkler | yazılar | seks | zevkart | komik | çöp | interaktif | ben ]
© 1999 ali yorgancioglu